Online Randevu | 0 212 314 66 00

SAĞLIK REHBERİ

MEMORIAL WELLNESS İLE SAĞLIKLI VE UZUN BİR YAŞAM

İş ve Özel Hayatınızda Huzur ve Barış İçinde Yaşamanın Püf Noktaları

Son dönemlerde dünyada ve ülkemizde yaşanan huzur ve barışı bozan eylemler ile gelişmeler; üzücü, endişelendirici hatta korkutucu boyutlara ulaşıyor. Toplum içinde gerçekleşen olaylar hepimizi direkt ya da dolaylı yoldan ilgilendiriyor. Çünkü insanoğlu çevresiyle olan ilişkileri ile var olur ve dünya üzerinde gelişen tüm olaylardan; çevre kirliği, savaşlar, doğa hareketleri, bitki örtüsü, gündelik ve mevsimsel döngüler gibi her türlü değişiklikten bilinçli ya da bilinçdışı olarak eşzamanlı etkilenir. 

Ancak unutulmamalıdır ki; eğer kendi içimizde fiziksel ve zihinsel olarak dengede kalmayı sağlarsak, etrafımızda gelişen olaylardan dengemizi yitirecek ya da sağlığımızı bozacak kadar etkilenmemeyi başarabiliriz. 

Psikoloji bilimi ve ezoterik bilgiler tüm davranış kalıplarının kaynağının hepimizin içinde var olduğunu belirtiyor ve bunlar içinde şiddet, savaş, hoşnutsuzluk, isyan, huzursuzluk gibi tüm davranışsal niteliklerin mevcut olduğunu söylüyor. Eğer bireysel olarak bilinçli bir şekilde “Barış bilinci"nin bir parçası olursak, dünya üzerinde barış ve huzur sağlanmasına da katkıda bulunmuş oluruz.

Dengede olan her birey, toplumsal bilince de dengeleyici bir şekilde etki etmektedir 

Birey olarak önceliğimiz her zaman kendi dengemizi korumak olmalıdır. Tüm tarafları besleyici olan bilinçli kararlar ancak sağlıklı bir beden ve dingin bir zihin birleşimi ile ortaya çıkar. Bu sebeple yoga ve ayurveda gibi binlerce yıllık ilimler etrafımızda ne olursa olsun dengede kalmamızı sağlayan ve destekleyen bazı gündelik rutinleri önerir. Çünkü denge, barış, huzur ve balansı kendimizde kuramadığımız sürece, dışımızda yaratabilmemiz de mümkün değildir. 

Barış bizi pasif, hissiz, duygusuz veya vurdumduymaz yapmaz; tüm taraflar için tesis edilen bir barış bunun tam tersini yaratır. Zihinsel olarak öfkeye, güvensizliğe, kaygıya, endişeye, varsayımlara, kine ve egonun her türlü oyununa enerji harcamayı bıraktığımızda; içsel huzur, yaratıcı çözümler, sevgi ve şefkat için bir o kadar alanı oluşturmuş oluruz.

Gündelik Yaşamda Huzur ve Barışı Sağlamak için Öneriler

Hem kendi içinizde, hem de etrafınızda kalıcı huzur ve barış yaratmak için yedi farklı gündelik rutin uygulama yapabilirisiniz.  Bu rutinlerin hepsini her gün ya da her birini haftada bir gün uygulamaya başlayarak, kendi balans ayarınızın dengede kalmasını sağlayabilirsiniz.

1. Sakin Olmak ve Merkezine Dönmek

Zihin en derininde daima huzur ve barış halinde seyreder. Herhangi bir endişe, zorluk, tatminsizlik, hoşnutsuzluk, vesvese veya tedirginlik halinde zihin huzurlu ve barış içindeki durumundan, huzursuz bölgeye doğru yavaş yavaş kaymaya başlar.

Bu huzursuzluk sinyallerini farkına vardığınız gibi gözlerinizi nazikçe kapatarak iç dünyanızda her daim varlığını koruyan o sessiz, sakin ve güvenli bölgeye dönmek için kendinize zaman ayırmalısınız. Evde sakin bir bölüme, iş yerinde toplantı odası ya da tuvalete gidip, oturarak 10 dk meditasyon yapın veya sadece dik ve konforlu bir şekilde oturarak burnunuzdan yavaş yavaş nefes alıp vermeye başlayın.

İçinizde sükünet, güven, huzur ve barış olmayan bir his oluşmaya başladığını farkettiğiniz anda, o hissin gelişerek, dallanıp budaklanmasına ve sizi esir almasına mani olun. Bu zihindeki duygu durumunu değiştici ve dengeleyici meditasyon veya nefes çalışmasını bir farkındalık oyunu şeklinde gündelik yaşamınıza yerleştirmek için ofiste masanızın üzerine, evde buzdolabı veya televizyon veya sürekli kullandığınız sehpa üstüne notlar yapıştırın veya bileğinize size bu alıştırmayı hatırlatacak renkli bir lastik bilezik takın.

2. Sağduyulu Olmak

Barış bilincinin bir parçası olarak huzur ve sükunet karşıtı tutum ve düşüncelere iştirak etmeyin. Bu tür fikir ve eylemlere katılımcı olduğunuzda, içinizdeki huzursuz olma durumunu da güçlendirmiş olursunuz. Dünya veya ülke ne kadar kötüye gidiyor konulu dedikodu, ayıplama, suçlama ve çekiştirmelerden uzak durun. Burada her şey mükemmelmişçesine Pollyanna’yı oynamak ya da umursamaz bir tavır takınmak söz konusu değildir. Sadece içinde bulunduğunuz ortamın öfke, sinir, gerginlik, kıskançlık veya düşmanlığa doğru gittiğini farkettiğinizde, böyle bir durum içinde iştirakçi olmaktan kaçının.

3. Başkalarını Yargılamamak

Barış bilinci ancak huzur ve barışın herkes tarafından eşit olarak paylaşılması ile oluşturulabilir. Eğer taraf seçip, başkalarını yargılar, aleyhte düşüncelere izin verirseniz barış bilincinde kalabilmeniz mümkün olamaz.

Herkesin huzurlu bir hayata ve barış hakkına sahip olduğunun farkına varın. Herhangibir kişiye, gruba, inanca, etnik yapıya, kültüre veya halka karşı tepkisel bir biçimde yaklaştığınızı farkettiğiniz an, daha farklı bir bakış açısına sahip olmayı seçerek, tüm taraflar için barış isteyebileceğinizi hatırlayın.

4. Barışa Niyet Etmek

Her bilinç açılımı gibi, barış bilinci de derinleştikçe çok daha güçlenir. Farkındalığımızı güçlendirip, derinleştirmemizin yollarından biri niyet etmekten geçer. Niyet ettiğimizde, öz benliğimizle bir iletişimde bulunmuş oluruz. En temel evrensel yasalardan biri Niyet Yasası’dır, buna göre: “Her niyet içinde kendini gerçekleştirme mekaniğini barındırır.”

Barışçıl bir çözüm ihtiyacı ile karşılaştığınızda veya böyle bir durumu gözlemlediğinizde, tüm taraflar için barış yolunun açılmasını dileyin. Bu niyetinizle birlikte bir süre sessizce, gözleriniz nazikçe kapalı olarak oturun.

5. Barışçıl Olmak

Barışı konuşan, barış için çözüm yolları arayan kişiler bir araya geldiği zaman, birbirlerinin bilincini genişletip, güçlendirirler. Temel evrensel yasalardan bir diğeride, hangi konuya dikkatimizi verip, enerjimizi yönlendirirsek, bilincin o konuda güçlenerek tezahürü gerçekleştirecek olmasıdır. Kısaca niyet neyse, dikkat oradadır ve enerji dikkatin olduğu noktaya akar, enerjinin aktığı yerde de tezahür gerçekleşir.

Etrafınızda tüm taraflar için barış isteyen insanları bulmaya çalışın. Etrafınızda böyle bir tanıdığınız yoksa o halde bir çocuk ile barış üzerine sohbet yapabilir ve onun masum fikirlerini dinleme şansı elde edebilirsiniz. Veya toplumun her kesimi için barışı hedefleyen bir Sivil Toplum Kuruluşuna katılarak, şiddeti önleyici ve ihtiyacı olanlara yardım edici faaliyetlerde bulunabilirsiniz. Bunları yaparken barışı başkaları ile paylaşmanın sıcaklığını ve enerjisini hissetmeyi sakın unutmayın lütfen. Zira bu evrendeki en güçlü enerjilerden birisidir.

6. Karşılıksız İyilik Yapmak

Barış bilincinde karşılıksız hizmet verme prensibi çok etkilidir. Karşılıksız bir iyilikte bulunarak, başkalarının da bu davranış biçiminin barış ve huzur yarattığının farkına varmalarını sağlayabilirsiniz. Karşılıksız hizmetten kasıt örneğin yaşlı bir insanı ziyaret etmek veya yardım amaçlı organizasyonlarda aktif bir şekilde çalışmak olabilir. Kendi karşılıksız hizmetinizi, kendi ölçülerinize ve konfor alanınıza göre siz belirleyebilirsiniz. Problemli bir durum karşısında kendinize, bu durumu sadece nezaket, şefkat ve iyi niyet ile yaklaşarak deneyimlemenize izin verin. Bu farkındalık egzersizindeki hedefiniz iki taraf içinde barış bilincini hem alma, hem de verme yönünde olmalıdır.

7. Mutlak Huzur Alanına Girmek

Ruhsal bakış açısı ile yaklaştığımızda, ruhumuzun en derininde daimi bir huzur ve barış yatar; orada sadece sonsuz bir sessizlik, sakinlik, dinginlik, huzur ve sadece var olmanın hafifliğini bulursunuz. Bu saf ve pür alan zihnin oyunlarından etkilenmeyen ve karşıt noktalardan ve karanlık – ışık yargılamalarından komple özgürleşmiş bir alandır.

Yaşam hakkına karşı saygıyı, karşılıksız sevgiyi, şefkati ve ilahi seviyede daim olan Birlik Bilincini deneyimlemek niyeti ile meditasyon yapın. Sadece bu hisleri içinizden geçirip, gözlerinizi nazikçe kaparatak, kalbinizden her yöne yayılan parlak ışığı imgelemeniz ve bir süre sessizlikte kalmanız dahi ihtiyacınız olan o huzur alanını yaratmaya yetecektir.

Yayınlanma Tarihi: 15 Kasım 2016

Sosyal Medyada Paylaş