Online Randevu | 0 212 314 66 00

SAĞLIK REHBERİ

MEMORIAL WELLNESS İLE SAĞLIKLI VE UZUN BİR YAŞAM

Bebek Sahibi Olamayan Çiftler İçin önemli Öneriler

 

Çocuk sahibi olmayan çiftler için kısırlık sorunu hem bireysel hem de toplumsal sonuçları olan bir sağlık problemi olarak tanımlanıyor. Psikolojik olarak kadınları daha olumsuz etkileyen kısırlığın tedavisi de uzun ve yorucu olabiliyor. Ayrıca bu sorun, sağlıklı bir insanın ayrılmaz bir parçası olan cinselliği de olumsuz etkiliyor. Memorial Wellness Merkezinden Psikoterapist Cem Keçe, kısırlık sorununun psikolojisini ve cinselliğe etkilerini anlattı.

Kısırlık çok yönlü bir krizdir 

Kısırlık, kişide yol açtığı suçluluk, yetersizlik, değersizlik, öfke, kızgınlık, utanç, umutsuzluk ve keder gibi duygularla kişiyi psikolojik açıdan son derece sarsıcı bir şekilde etkilemektedir. Ayrıca toplumsal olarak da anne-baba olmanın evliliğin gereklerinden olarak görülmesi nedeniyle çocuk sahibi olamama yaşamı altüst eden bir problemdir. Cinsellik, nörokimyasal, nörofizyolojik ve psikolojik süreçlerin karşılıklı etkileşiminin sonucu olan yaşamsal bir işlevdir. Kısırlık da fizyolojik ve psikolojik pek çok faktöre bağlı olabilen, psikososyal ve psikoseksüel sonuçları olan bir sorundur. Anne ve baba olma, kadınlığın ve erkekliğin bir kanıtı gibi görüldüğünden kısırlık, kişinin psikolojisinin, evlilik ilişkisinin ve cinsel yaşamının bozulmasına yol açan çok yönlü bir yaşam krizidir.

Kadınları daha şiddetli etkiler

Kısırlık üreme işlevinde yaşanan bir sorun olmanın ötesine geçmektedir. Kişinin benlik saygısında azalma, yetersizlik ve suçluluk duygularını yoğun bir şekilde hissetmesine neden olmaktadır. Kişinin iç dünyasında önemli sorunlar ortaya çıkarabilmektedir. Bir yandan kısırlığın yarattığı psikolojik sorunlar, diğer yandan tedavi için uygulanan yöntemler, kişinin ve çiftin fiziksel ve duygusal enerjisini tüketerek cinsel işlev bozukluklarına ve ilişkilerinin bozulmasına yol açabilmektedir. Kısırlık çiftin yaşamlarının tüm alanlarını ihmal ederek yalnızca tedavi üzerine yoğunlaşmasına, neden olabilmektedir. Bunun sonucunda da aile ve çevreleriyle ilişkilerden uzaklaşmalarına neden olarak sosyal yaşamlarını da bozabilmektedir. Kısırlık kadınlar ve erkeklerde farklı duygusal tepkiler ortaya çıkarmaktadır. Kısırlığın neden olduğu psikolojik baskıdan kadınlar erkeklerden daha fazla etkilenmektedir. Kadınlarda kısırlığa bağlı depresyon, anksiyete görülme sıklığı ve psikolojik belirtilerinin şiddeti erkeklere göre daha çoktur.

 Bebek sahibi olmaya çalışma süreci çiftler için psikolojik olarak yorucu olabilir

Kısırlık tedavisinin uzun süreli olması çiftin cinsel yaşamını olağan akışının dışına çıkararak olumsuz etkileyebilmektedir. Tedavi sürecinde, cinsel birliktelik uygun zamanlarda planlı bir eylem olarak yapılmaktadır. Çiftin cinselliği sadece çocuk sahibi olmak için bir görev gibi görmesine ve zamanla cinsellikten soğumalarına, erkeklerde sertleşme sorunlarına, kadınlarda orgazm sorunlarına neden olabilmektedir. Yapılan testler, fiziksel muayene ya da ameliyatlar çiftlerin cinselliklerini gözlem ve baskı altında hissetmelerine neden olabilmektedir. Bu yüzden yaşadıkları stres cinsel isteklerinin azalmasına yol açabilmektedir. Kısır olan kişi duygusal olarak hissettiği yetersizlik ve eksiklik yüzünden kendini cinsel olarak da yetersiz hissedebilmektedir. Özellikle kısırlık tedavisinin birden çok kez tekrarlandığı çiftlerde olumsuz sonuçların şiddeti ve süresinde artış söz konusudur.

 Çiftler terapiyle sorunları aşabilir

Türk toplumu kısırlık konusunda pek çok yanlış inanışa sahiptir. Cinselliğin tabu olarak görülmesi nedeniyle çoğu zaman çiftler bu kriz sürecini kolayca atlatamazlar. Bunun sonucunda da psikolojik ve cinsel sorunları daha şiddetli yaşamaktadırlar. Tedavinin süresi, şekli, kişilik özellikleri, uyum süreçleri, destek sistemleri gibi faktörler kısırlıkla ilgili olarak yaşanan psikolojik ve cinsel sorunların kapsamını belirlemektedir. Bu süreçte çiftler anksiyete, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar ve cinsel işlev bozuklukları ile karşılaşabilmektedirler. Bu gebelik olasılığını azaltarak kısırlık tedavisini olumsuz etkilemekte ve çiftin bir kısırdöngü içinde hapsolmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle çiftlerin kısırlığın tedavisi sürecinde ruhsal ve cinsel sorunlarla baş edebilmeleri için mutlaka evlilik terapisi ve cinsel terapiyi birlikte almaları gerekmektedir.

 

Yayınlanma Tarihi: 06 Şubat 2018

Sosyal Medyada Paylaş