Online Randevu | 0 212 314 66 00

MEMORIAL WELLNESS

MEMORIAL WELLNESS İLE SAĞLIKLI VE UZUN BİR YAŞAM

Karaciğer Yağlanmasına Karşı Kilo Kontrolü Çok Önemli

Günümüzde şişmanlık "harcadığından fazla kalori almanın kaçınılmaz sonucu" gibi görülse de aslında bu söylem büyük bir problemi basite indirgemektir. Aslında, obeziteyi toksik yağların olmaması gereken yerde depolanıp vücudun tahammül edemeyeceği miktarlara ulaşması şeklinde algılamak daha doğrudur. Tüketilen besinlerin içindeki gizli düşmanlar da kilo almayı sağlamakta ve başta obezite olmak üzere birçok hastalığın kapılarını açmaktadır. Memorial Wellness Endoktirnoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Özışık, fazla kiloların karaciğer yağlanmasına neden olabileceğini belirterek, şişmanlıkla mücadele için 15 ipucu verdi.

Aşırı yemek ve hareketsizlik kilo almak için önemli faktörlerdir. Bir deney hayvanı fazla beslendiğinde ya da tokluk merkezini kontrol eden tek bir gen ya da hormon yok edildiğinde obeziteye neden olunur. Ancak insanlardaki durum çok farklıdır. Asıl neden ise gıdaların organizmamızın tanımadığı şeker, yağ ve amino asitler içermesi, yani doğal olmamasıdır. Bu problemin daha iyi kavranması için öncelikle fizyolojinin nasıl işlediğinin bilinmesi önemlidir. Sindirim yoluyla kanımıza karışan tüm besinler, kimi kendi başına kimi de onları tanıyıp refakat eden özel proteinlerce, doğruca karaciğere götürülür. Karaciğer bunları ayırır, gerekirse biyokimyasal işlemlere tabi tutar ve lipoprotein olarak tekrar kana verir. Hemen kana verilmeyenleri ise depolar. Eğer lipoprotein içindeki madde trans yağ, toksik madde, oksitlenmiş molekül gibi birşey ise hücreler bu lipoproteini almak istemez ve geri gönderir. Bazen de hücreler lipoproteini içeri alır ve adeta hücrenin tüm dengesini bozan olaylar tetiklenmiş olur. Karaciğer bu iade edilen lipoproteinleri gözden uzak bir yere (cilt altı gibi) gönderir; yani, basit mantıkla toksik maddeden kurtulmaya çalışır.

CİLT YAŞLANIR, YAŞLANMA HIZLANIR, KANSER KAPIYI ÇALABİLİR

Bir kere hücre içine giren toksinler (petrokimyasal ürünler, tarım ilaçları, endüstriyel kalıntılar, katkı maddeleri, renklendiriciler, kıvam artırıcılar, koruyucular, ağır metaller, trans yağlar, oksitlenmiş kimyasallar, ucube aminoasit ve peptidler ki çoğu endüstriyel gıda üretimi esnasında doğal şekillerini kaybetmiş maddelerdir) hastalık ve kansere giden yolu açarken yağ depolarında istiflenen toksinler de o bölgenin dolaşımını bozar; insülin, leptin, adiponektin, cinsiyet hormonları gibi hormonların dengesizliğine yol açar. Bu kaotik durum giderek kendini büyütür ve kontrolden çıkar. Kilo alma ve vücudun deforme olması (istenmeyen bölgelerde ve bir türlü gitmeyen yağlar) bir yana, ciltte bozulma, kırışma, lekeler ve selülit ortaya çıkar ve yaşlanma hızlanır.. Kanser, kronik organ hasarı, kalp-damar hastalıkları, beyin ve sinir sistemini dejenere eden hastalıklara giden yolun açılması ise işin başka bir boyutudur.

YAPILMASI GEREKENLER

  • Öğünleri aceleye getirmeyin, sakin ve rahat bir ortamda yemeye çalışın. İyi çiğneyin.
  • Ağız (diş ve dişeti) hijyeni ve burun sağlığını ihmal etmeyin
  • Lokmalar arasında birkaç yudumdan fazla su içmeyin.
  • Günlük kalorinin ¾’ünü kahvaltı ve öğlen yemeğinde almaya çalışın, akşam yemeği sonrası atıştırmalardan kaçının.
  • Doğal/geleneksel yöntemlerle beslenmiş hayvanların etini, yumurtasını tercih edin. Dana ve tavuk etini ızgara yerine güveçte pişirin.
  • Sebze/meyve satın alırken bilinçli davranın.
  • Kahvaltı dışında yemekle, meyve tüketmeyin.
  • Pastörize günlük sütten yapılmış yoğurt ve kefir tercih edin.
  • Yağsız/light ürünlerden uzak durun.
  • Salatalarınıza elma sirkesi, nar ekşisi koyun, uygun miktarda turşu tüketin (cam şişede olanları tercih edin).
  • Tiroid hormonlarınızı, insülin düzeylerinizi ve idrarınızın pH’sını kontrol ettirin.
  • Konserve, işlenmiş, hazır gıdaları bilinçli tüketin, tatlandırıcıları (doğal olsa da) hekiminize danışmadan kullanmayın.
  • Kaliteli uyku ve egzersizi ihmal etmeyin, stresi nasıl yöneteceğinizi öğrenin.
  • Güneşten yeterli derecede faydalanın.
  • Sağlıklı bir bağırsak florasını nasıl idame ettireceğinizi öğrenin.
  • Ağız hijyenini ihmal etmeyin.
  • Düzenli hamam-kese ve kaplıca (toksinlerden arınmak için) alışkanlığı edinin
Sosyal Medyada Paylaş